yunus kıssası işari yorumu
Alusi
İşari tefsirler içinde özel bir yeri olan “Ruhu’l-meâni” de ise dünya denizine atılan, nefs-i emmare balığı tarafından çiğnenip öğütülen, nefis balığınca da yutulan insan ruhunun durumu, Yunus peygamberin durumuna benzetilir. Bundan kurtulmanın son derece zor olduğu belirtilir ve çarenin Yunus peygamber gibi Allah’ı tesbih ve tenzih etmek olduğu söylenir.9
Hz Yunus Kıssasının Sembolizm Açısından Değerlendirilmesi:
Hz Yunus kıssasını sembolizm açısından değerlendirmek bu kıssada geçen balığın Hz
Yunus’u yutması olayının anlaşılması açısından önem arz eder. Zira bu olayı salt tabiat
kanunları çerçevesinde anlamak kolay değildir. Ancak kıssa sembolizm ve tasavvufi hal ve
makamlar açısından değerlendirildiğinde anlaşılması daha kolay olmaktadır. Hatta Halk Şairi
Yunus’un “çıktım erik dalına anda yedim üzüm”60 ifadesi Hz Yunus kıssası ile beraber
değerlendirildiğinde daha iyi anlaşılmaktadır. Çünkü tasavvufi hal ve makamlar aklın
sınırlarını zorlayan durumlardır.
İbn Arabi
(YUSUF KALPTİR)
İbni Arabi Hz Yunus peygamberin kıssasını açıklarken sembolizme yönelerek Hz
Yunus’u noksanlıklarla kuşatılan, beden ile perdelenen, azgınlıkların tezahür ettiği uzuvların
arasına gönderilen kalbe benzetir.
(GEMİ BEDENDİR)
Allah’ın izni olmaksızın bu görevden kaçmasını ise beden
gemisine kaçma olarak yorumlar.
(DALGALAR/FIRTINA/RÜZGAR HİSSİ DUYGULARDIR)
Bu sebeple onların arasında hissi duygular ile hareket
ettiğine işaret eder
(BALIĞIN KARNI/KARANLIKLAR PERDELENMEDİR)
Ona göre bu durum da onun (hucbetine) perdelenmesine sebep olur.
İsmail Hakkı Bursevi
Bursevi de Te’vilat’ün-Necmiyye’den nakil yaparak Hz Yunus kıssasını sembolizm açısından şöyle değerlendirir:
(YUNUS RUHTUR)
(DÜNYA DENİZDİR)
(GEMİ NEFİSTİR)?(BALIK BEDENDİR)
Şerefli olan ruh dünya denizine atıldığında ve onu kötülüğü emreden nefis
yuttuğunda, nefis balığını da beden balığı yuttuğunda nefsin tehlikelerinden ruhun kurtulması
çok nadirdir.
Ancak balığın Hz Yunus’a Allah’ın vahyi gereği zarar vermediği gibi nefiste
ilahi gücün korumasındaki ruha dokunamaz. Nasıl ki balığın karnındaki Hz Yunus’a Allah’ın
“onu sana yem yapmadım sadece senin karnını onun için emniyetli bir hapishane yaptım”
emri gereğince balık Hz Yunus’a dokunamadı.
Aynı şekilde nefsin, bedenin ve dünyanın
karanlıklarındaki ruhun kurtuluşu da “senden başka ilah yoktur, sadece sen varsın” yani bu
karanlıklarda beni ancak sen koruyabilirsin duası ile Allah’a sığınma ile mümkündür.62
Bu kıssada kulların Allah’ı çok zikretmesi ve övmesi teşvik edilmektedir. Çünkü Hz
Yunus’un kalbi nefis balığı tarafından yutulduğunda kurtuluşu Allah’ı zikir ile olmuştur. Her
kim rahat anında O’na yönelirse sıkıntı anında onun elinden tutar. Kul tökezlediğinde salih
amel kulun kalkmasına yardımcı olur. Kul yıkıldığında salih ameli ona bir dayanak olur.63
Kalbin korunması, dualar ile zinde tutulması zor anlarda dayanıklılığını arttırır. Sedef inciyi,
balık Hz Yunus’u denizin dalgalarından koruduğu gibi kalp de ruhu nefsin saldırılarından
korur. Kalp korunursa diğer azalar da korunur. Hadiste vücutta bulunan kalp sağlam
olduğunda bütün azaların sağlam olacağı bildirilmiştir.64
Sonuç olarak diyebiliriz ki: Biz bu çalışmamızda Hz Yunus kıssasını değişik
tefsirlerden inceleyip, farklı boyutlarda nasıl değerlendirildiğini ortaya koyduk. Hz Yunus
kısasının birçok konuya delil olabilecek ipuçlarını kapsadığını belirledik. Bu konulardan
özellikle kader gibi kelamî ve kabz, bast, tecrit, fenafillah gibi tasavvufi konuların öne
çıktığını gördük. Bu kıssa işlenirken özellikle tövbenin kabul zamanı ve kabul sebebi
hususunda farklı görüşlerin belirtildiğini görmekteyiz. Aynı şekilde ahlakî konulardan şefkat
konusuna işaret ederek hoşgörü anlayışını öne çıkardık. Tebliğ ve eğitim faaliyetleri
yapılırken sinirlenmekten uzak durmanın önemine işaret ettik. Ayrıca Kur’an kıssalarının
sembolizm açısından değerlendirilmesinin örneklerini sunarak onların gerektiğinde bu açıdan
da değerlendirilmelerinin önemini göstermeye çalıştık.
Dr. Osman KABAKÇILI
Yorumlar
Yorum Gönder